Yazın Sıcak Günlerinde Vücudunuzu Susuz Bırakmayın!

 

Mevsim normallerinin çok üstünde yaşanan hava sıcaklıkları, hayat kaynağımız olan suyun önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bebekler, erkek ve kadın için günlük su alımı miktarının farklılık gösterdiğini vurgularken, aşırı su kaybının olumsuz sonuçlarına da dikkat çekiyor.

Başağrısı, aşırı yorgunluk ve baş dönmesi ile kendini gösteren su kaybı, insan sağlığını tehdit eden önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Durum ağırlaştıkça bilinç kaybı, böbrek yetmezliği ve ölümle sonuçlanan vakalar yaşanabiliyor.

Hayatımızı devam ettirebilmemiz için en önemli besin öğemiz olan su, dolaşım ve sindirim sistemlerinin çalışmasında temel ihtiyaç olduğu gibi, vücudumuzdan atık ve zehirli maddelerin atılmasında da önemli bir görevi yerine getirir.

Vücudumuzun yaklaşık olarak % 60’ı sudur. Bu su, vücudumuza dışardan aldığımız su ile 6 haftada bir yenilenmektedir. Bu suyun üçte ikisi de hücre içinde toplanır, geri kalan üçte birini ise hücre arası sular oluşturur. Kan dolaşımının olabilmesi, vücudun zararlı maddeleri atabilmesi, iç zarlarının kurumadan görevini yapabilmesi için hep suya ihtiyaç vardır.

Normal şartlar altında vücudunuzun doğal kontrol mekanizmaları kendini sıcağa göre kolayca ayarlar. Bedeniniz uzun bir süre fazla sıcak ortamlarda korumasız kalırsa bu güçlü koruyucu sistemleriniz bile görevini yapamaz hale gelebilir.

Sıvı kaybına dikkat!

Sıvı kaybı insan sağlığını tehdit eden önemli bir sorundur. Vücuttan çok aşırı miktarda su kaybı durumu çok tehlikeli olabilir. Susuzluk hissi, başağrısı, aşırı yorgunluk ve baş dönmesi su kaybının ilk belirtileridir. Su kaybına rağmen egzersiz yapılmaya çalışılırsa veya egzersize devam edilirse kaslarda kramp veya ağrı da oluşabilir. Kan basıncının düşmesine bağlı olarak, otururken veya ayakta iken baş dönmesi ve baygınlık hissedilebilir. Durum daha ağırlaştıkça bilinç kaybı, böbrek yetmezliği ve ölüm bile ortaya çıkabilir.

Sususluk hissetmeseniz bile aklınıza geldiği anda su içmek, sağlığınızı korur ve geliştirir, sıvı kaybı sonucu ortaya çıkabilecek tehlikeli sonuçları engeller.

Neden Su İçmeliyiz ?

Sıcak havalarda; vücut sıcaklığını düzenleyici olarak çalışır. Dikkat edeceğimiz nokta, yazın içtiğimiz su miktarını artırma gerekliliğidir. Bedenimiz ısındıkça terler ve su kaybeder. Bunun için su seviyesini yeterli düzeye getirmemiz gerekir. Vücut, suyu aktif olarak kullanır, depolayamaz. Bu sebeple susuzluğa dayanamayız. Vücudumuzun hiç su içmeden dayanabileceği maksimum süre en uygun şartlarda 7 gündür.

Cildimizin; nem ve elastikiyetinin düzenlenmesinde su rol oynar. Günümüzde bayanların korkulu rüyası haline gelen selülit oluşumunun önlenmesinde de su yine ilk sırayı alır.

Emzikli kadınlarda; süt üretimini artıran en önemli sıvı sudur. Özellikle kalori oranları yüksek hazır meyve suları, gaz yapan asitli içecekler yerine su tercih edilmelidir.

Hamilelikte; suyun önemi daha da artar. Bebeğin içinde bulunduğu amnion sıvısı her üç saatte bir kendini yeniler. Yetersiz sıvı alımı ile amnion miktarı azalacağından, suya gereksinim artar.

Sporcularda; su kaybeden vücut, yeterli sıvıyı yerine koyamıyorsa; buna tepki göstererek metabolizmamızı yavaşlatır. Suyun atımını engellemeye çalışır. Özellikle spor sonrası, ter ile atılan suyun yerine gelmesi için egzersiz ve yarıştan 15 dakika önce 1–1,5 bardak, egzersiz ve yarış sırasında her 10–15 dakikada bir yarım bardak su içilmesi gereklidir.

Nasıl Bir Su İçmeliyiz ?

Özellikle yaz aylarında sıcak havanın da etkisiyle vücutta su kaybı ile birlikte mineral kaybı da gerçekleşir. Bu mineral kaybını telafi edebilmek için mineral dengeli bir su içmeye dikkat edilmelidir.

Site Creation & Technology by
MagiClick Digital Solutions