Sağlıklı Beslenmede Su Şart
Yeme davranışına ilişkin bazı tanımlar; açlık, iştah ve tokluktur. Açlık, yemek isteğinin oluşumudur. Bireyde yiyecek herhangi bir şey arama duygusudur. Midede oluşan kasılma ve kramplarla ortaya çıkar. İştahı etkiler.
İştah, belirli bir besine karşı oluşan yeme isteğidir. Besin seçimini etkiler. Tuzlu, tatlı, ekşi gibi tatlara ve yemeğin yapısı, bileşimi, kokusu gibi durumlara karşı özel istek oluşumudur.
Tokluk ya da doygunluk, açlığın karşıtıdır. Midenin doluluk hissiyle yemek isteğinin durmasıdır.
Tokluğu Oluşturan Başlıca Faktörler
Ağız, yemek borusu, mide ve bağırsaklardan oluşan sindirim aygıtındaki sinirler besinlerin varlığı ve yokluğu konusunda beyni uyarma yeteneğine sahiptir. Sindirim aygıtına yeterli besin ulaştığında tokluk sinyali oluşur ve birey yemeği durdurur. Genetik bir bozuklukla beyindeki sistemler düzenli çalışmazsa aşırı yeme olayı ortaya çıkabilir. Bu durum çok karışık bir olaydır ve çok az insanda ve çocuklukta görülür.
İnsan yediklerinden haz duymak ister. Yemeğin lezzeti, görünüşü, yemek yenilen ortam yeme isteğini etkiler. Bireyin belirli bir yemek hakkındaki önceki izlenimlerinin olumsuz olması, yemeğin reddine neden olabilir.
Beslenme eğitimi de yeme davranışı ve tokluğun oluşmasında etkilidir. Birey beslenme gereksinmesi hakkında bilinçli olduğunda tokluk duygusu daha kolay oluşur. Şişmanlama korkusu ya da incelme isteğiyle yapılan bilinçsiz zayıflama diyetleri, yemeği reddetme, yediklerini kusma ya da laksatifle bağırsağı boşaltma gibi yeme davranış bozukluklarına neden olabilir.
İçme Davranışını Etkileyen Faktörler
İnsanda içme isteği iki şekilde ortaya çıkar. Birincisi, bedenden su kaybının artmasıyla susama duygusu gelişir ve su içilir. İkincisi, öğrenilmiş su içme isteğidir. Birey her zaman susama duygusunun bedenden su kaybına paralel olarak gelişmeyebildiği ve bu durumda sağlığının olumsuz etkileneceği konusunda bilinçli olduğunda su içme isteği oluşur. İnsan haz duymak, arkadaşlarıyla iyi vakit geçirmek için daha çok su dışındaki içeceklerden içer. Gelen ziyaretçiye içecek ikram etmek gelenekselleşmiştir.
Yemekle Birlikte Su İçmenin Tokluğa Etkisi
Araştırma verilerine göre yemek sırasında 400 mililitre hacmindeki sıvı alımı tokluğun gelişimini hızlandırmaktadır. Midenin doygunluğunun artmasıyla birey yemek yemeyi daha kısa sürede durdurmakta ve daha az besin tüketmektedir. Bu durum yemek yemeyi sınırlayamayan ve zayıflamak isteyen insanlar için önem taşır. Su içeriği düşük besinlerin yenmesi susama isteğini uyarır. Yenenlerin ağızda çiğnenmesi ve yutulması sulu ortamda daha kolaydır. Yavaş yenilmesi, yenilenlerin iyi çiğnenmesi midenin işini kolaylaştırır. Bu nedenle yemek sırasında 1-2 bardak su içilmesi önerilmektedir. Arada su içerek yavaş yemek yeme besin alımını azaltır.
Yemek sırasında şeker içeren meşrubatın içilmesi enerji alımını ve şişmanlama riskini artırır. Şekerli meşrubat geçici tokluk oluşturduğundan çocuğun protein, vitamin ve mineralleri yeterli düzeyde almasını engeller. Çocuk için en iyi içecek protein, vitamin ve minerallerden zengin süt, ayran ve kefirdir. Bunların yanında yeterli su içmeleri en iyi davranıştır.
Öğün Aralarında Su İçmenin Tokluğa Etkisi
Su, şişmanlatma etkisi olmayan tokluk oluşumuna, dolayısıyla aşırı yemenin önlenmesine katkı sağlayan bir içecektir. İnsan acıktığı zaman biraz su içtiğinde yeme isteği bir süre ortadan kalkar. Bu süre yarım ile bir saati bulabilir. Bu nedenle aralarda kalori değeri olan yiyecek atıştırma yerine, biraz su içmek uygun beden ağırlığının korunmasına yardımcı olur.
Bazı kişiler ‘su içsem şişmanlıyorum’ demektedirler. Su organik öge içermediğinden enerjiye dönüşmez. Şişmanlık, enerji değeri olan besinlerin çok alınmasına karşın, oluşan enerjinin beden hareketiyle harcanmayarak yağa dönüşüp depolanması sonucu oluşur. Su, kalsiyum, magnezyum gibi sağlığın korunması için gerekli minerallere olan gereksinmenin karşılanmasına katkı sağlar.
Bazıları limon suyu ve bazı bitki çaylarının bedendeki fazla yağı erittiğini söylerler. Bu görüşlerde doğru değildir. Yağın üzerine dökülen limon suyu nasıl yağı eritmiyorsa, bedende depolanan yağı da eritmez . Bedende depolanan fazla yağ beden hareketinin artırılmasıyla azaltılır. Beden hareketi arttıkça oluşan fazla ısının ve atıkların uzaklaştırılması için daha çok su içilmelidir. Su alımını artırmak bağırsakta oluşan atıkların da dışarı atılmasına yardımcı olur.







