Bedenin Su Dengesi ve Gereksinmesi
- Hayat Su
- Suyun Uzmanından
- Prof Dr. Ayşe Baysal ile Suyun Önemi Hakkında
- Bedenin Su Dengesi ve Gereksinmesi
Bedenin Zorunlu Su Kaybı
Yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için bedenden hergün dışarıya su atılır. Başlıca atım yolları idrar, deri, bağırsak ve solunum sistemidir. Değişik araştırmaların sonuçlarına göre yetişkin insanın günlük su kaybı yaşı, cinsiyeti, yaşadığı çevre koşulları ve yaşam biçimine göre farklılık gösterir.
Metabolizmada besin öğelerinin enerjiye dönüşümü sürecinde 250-350 mililitre su oluşur. Bu miktar toplam su kaybından çıkarıldığında net kayıp 1,050 ile 3,100 mililitre arasında değişir. Sindirim sisteminde oluşan kusma ve ishal gibi bozukluklar bağırsaktan su kaybını artırır.
Su Kaybının Karşılanması
Bedenin su içeriği azalınca kanın mineral yoğunluğu artar. Bu durumda beyindeki susuzluğa duyarlı hücrelerin uyarılmasıyla susama duygusu gelişir. Su içilerek hücrelerin kuruması önlenir. Bedenden suyla birlikte mineraller de yitirilirse, kanın yoğunluğu artmadığından susama duygusu gelişmez. Kanama, ishal ve kusma gibi durumlarda suyla birlikte mineral kayıpları da olduğundan susama duygusu gelişmez. İnsan bu durumda susamasa bile su içmeye gayret göstermelidir.
Yaş ilerledikçe susama duygusunun gelişimi yavaşlar. Susama isteği olmadığından yaşlı birey susuz kalabilir. Yaşlı bireyler bu konuda uyarılmalıdır.
İklim koşulları da su kaybını etkiler. Çok sıcak havalarda terlemeyle su kaybı artar. Soğuk havalarda ise solunum yoluyla su kaybı olur.
Fiziksel aktivite de su kaybını artırır. Fiziksel aktivite ne kadar şiddetli olursa su kaybı da o kadar çok olur.
Su Gereksinmesi
Bedenden yitirilen suyun anında karşılanması zorunludur. ABD Ulusal Araştırma Konseyi Besin ve Beslenme Komitesi daha önceki yıllarda günlük alınan enerjinin her bir kalorisi için bir mililitre su alımını önermiştir. Bu da bedenden kaybedilen su miktarının biraz üzerindedir. Ulusal Tıp Enstitüsü Besin ve Beslenme Komitesi insanın su gereksinmesini tartışmak üzere 2004 yılında bilim insanlarından bir panel oluşturmuştur. Bu panelde insanın su gereksinmesine ilişkin veriler tekrar gözden geçirilmiştir. Hareketsiz ve normal koşullarda yaşayan insanın asgari su gereksinmesi günlük 1,5 – 2,0 litre kadardır. Ancak, yaşam ve çevre koşullarının farklılığı yanında, bireysel farklılıklar da göz önüne alınarak günlük olarak erkekler için 3,7, kadınlar için 2,7 litre su alımı önerilmiştir. Önerilen miktarın yüksek tutulmasının bir nedeni de kısa ve uzun süreli olarak beden suyunun azalmasının insan sağlığını ve performansını olumsuz etkilemesidir.
İnsanın beslenme biçimi su gereksiniminin karşılanmasını da etkiler. Taze meyve-sebzeyi çok tüketen insanlar su gereksinimlerinin bir kısmını bu yolla karşılayabilirler. Bunun yanında et, tavuk, balık, baklagil ve tahıllı ürünleri yiyenler daha çok su almak zorundadırlar. Su gereksinmesinin bir bölümü şekersiz içilen çay ve bitki çaylarıyla karşılanabilirse de hafif aktiviteli erkeklerin 1,5 - 2,0, kadınların 1,0-1,5 litre su içmeleri gerekir. Su gereksinmesinin karşılanması için yüksek miktarda şeker içeren meşrubatın içilmesi obezite riskini artıracağından sağlıksız bir davranıştır. Aşırı çay, kahve ve kolalı içeceklerin içilmesi kafein alımını artıracağından uygun bir davranış değildir. Obezite riskinin artmasında önemli rolü olduğu bilimsel araştırmalarla gösterilmiştir. Günümüzde obezite tüm dünyada çok önemli bir sağlık sorunu olarak kabul edilmektedir.
Bazı kişiler ‘su içsem şişmanlıyorum’ derler. Su içinde kalsiyum, magnezyum gibi mineraller bulunur. Su ve mineraller karbon içermediğinden enerjiye dönüşmez. Enerji oluşturmayan herhangi bir şey yağa dönüşmediğinden şişmanlatması söz konusu değildir. Formda kalmak ve performansı artırmak için en iyi içecek doğal dengeli mineral yapısı olan sulardır.








