Böbreklerin Düzenli Çalışmasında Suyun Önemi
- Hayat Su
- Suyun Uzmanından
- Prof Dr. Ayşe Baysal ile Suyun Önemi Hakkında
- Böbreklerin Düzenli Çalışmasında Suyun Önemi
Su ve Böbrek İşlevi
Yeterli su tüketimi, sağlıklı yaşamın gereklerindendir. Böbreklerin düzenli çalışması, böbrek yetmezliği ve yüksek tansiyonun önlenmesine yardımcı olur. Böbrekler bir milyon civarında nefron adı verilen birimlerden oluşmuştur. Bu birimlerde her gün 180 litre kan süzülür, beden için yararlı ögeler kana geri döner, zararlı olanlar idrarla dışarı atılır. Her gün süzülen sıvının yaklaşık 178,5 litresi geri döner, 1,5 litresi dışarı atılır.
Su Su alımı az olduğunda yoğun idrar üretimi böbrekleri yorarken, yeterli su alındığında böbreklerin yükü hafifler. Bedende su eksikliği olduğunda beyin uyarılarak antidiüretik hormon salgılanır ve böbreklerden su atımı azalarak idrar yoğunlaşır. Su alımının azalmasıyla bu hormonun salınımı artar. Bu durumun sürmesi böbrek yetmezliği riskini artırır. Yeterli su alımı kanın yoğunluğunu azaltarak, hormon salınımını azaltır, böbreklerin idrar üretmesini kolaylaştırır.
Su alımı böbreklerden tuz atımını hızlandırır
Tuz birikimi yüksek tansiyon için risk faktörüdür. Araştırma verilerine göre yeterli su alımında tuz atımı artarken, su eksikliğinde azalır. Yeterli su alımıyla tuz atımının artması yüksek tansiyon riskini azaltır.
Su ve Böbrek Taşı Oluşumu
Çok şiddetli ağrıyla ortaya çıkan böbrek taşı görülme sıklığı Avrupa ülkelerinde et ve tuz tüketiminin artmasına paralel olarak artmıştır. Böbrek taşı türlerinin başında kalsiyum okzalat taşı gelir. Önceleri bu tür taşın oluşumuna besin ve suyla alınan kalsiyumun neden olduğu düşünülmüş ve koruma için düşük kalsiyum içeren su içimi önerilmiştir. Daha sonraki araştırma verileri tüketilen kalsiyumun taş oluşumunda rolü olmadığı, tersine kalsiyum alımının artmasının taş oluşumunu azalttığını göstermiştir. Çay, ıspanak, kuzukulağı gibi otlarda bulunan ve bedende metabolizma sonucu oluşan okzalat, sindirim aygıtında kalsiyumla bağlanarak kana emilmeden kalınbağırsaktan dışkıyla atılmaktadır. Taş oluşumu idrarın yoğunlaşmasından kaynaklanmaktadır.
Taş oluşumunun önlenmesi için idrarın yoğunluğunun azaltılması gerekir. Bunun için de çok su içilmesi zorunludur. Böbrek taşı sorunu olan bireylerin günlük 3 litre kadar su içmeleri, 900-1200 miligram kalsiyum almaları önerilmiştir. Kalsiyum içeriği yüksek su kalsiyum alımına katkı sağlar. Böbrek taşlarından biri de ürik asit taşıdır. İdrar asit tepkimede olduğunda ürik asit kristalleri oluşur. Hayvansal besinlerin çok tüketimi idrarın asitliğini artırdığından hayvansal ve bitkisel besinler dengeli alınmalı, idrar yoğunluğu ve asitliğini azaltmak için yeterince su içilmelidir.
Su ve İdrar Yolları Enfeksiyonu
Menopoz öncesi kadınların yaklaşık % 10’unda dönemsel idrar yolları enfeksiyonu görülür. İdrar yolları enfeksiyonundan korunmada ve hastalığın iyileşmesinde yeterli su içiminin yararlı olduğu bildirilmiştir. Su alımı arttığında idrar yollarından idrarın geçiş süresi kısalır ve idrarın asitliği azalır. Sonuçta beyaz kan hücreleri enfeksiyon etkeni mikropları öldürerek iyileşmeye yardımcı olur.
Bu nedenle idrar yolları enfeksiyonundan korunmada ve iyileşmede bol su içilerek ve sık idrara çıkılarak idrar kesesinin hızla boşaltılması temel kuraldır.
Böbreklerin düzenli çalışması için gün boyu ve geceleri uyanık durumda su içilmelidir.
Normal durumlarda günlük 1,5-2 litre su yeterli olmasına karşın, enfeksiyon ve böbrek taşı sorunu bulunduğunda günlük su alımı 3 litreye kadar çıkarılmalıdır. İçilen su miktarı fiziksel aktivitenin artmasına bağlı olarak artırılmalıdır. Ayrıca çok sıcak ve çok soğuk ortamda da su alımı artmalıdır.
Böbrek taşı sorunu bulunduğunda çay ve meşrubat içimi önerilmez. Çay içilmek istenirse çok açık içilmelidir. Bu durumda en iyi içecek sudur. Litrede 80 ile 150 miligram kalsiyum içeren su, idrar çıkışını hızlandırmak ve günlük kalsiyum gereksinmesinin karşılanması için uygun görülmektedir. Yeterli miktarda süt ve süt ürünleri tüketmeyenlerin litrede 150 miligramdan daha yüksek miktarda kalsiyum içeren su içmeleri önerilmiştir.
Ürik asit taşı olanlara düşük mineral içeren (2 litrede 4 ile 8 gram) su içmeleri önerilmektedir. Ürik asit taşı sorunu olanların idrarın asitliğini azaltmak için doğal karbonatlı maden suyundan günlük 1,25 litre, düşük mineral içerikli sudan da 1,75 litre içmeleri uygun olur.
İdrar yolları enfeksiyonuna yatkın olanların da idrarın yoğunluğunu ve asitliğini azaltmak için doğal karbonatlı sudan bolca (günlük 3 litre kadar) içmeleri önerilmektedir. Mineral içeriği düşük suya 4 gram sodyum sitrat eklenerek idrarın asitliğini ve yoğunluğunu azaltıcı su elde edilebilir.
Su ve Mesane (İdrar Kesesi) Kanseri
Su alımının artması idrar yoğunluğunu azaltarak ve idrar çıkışını hızlandırarak olası kanser yapıcıların idrar kesesi hücrelerine etkilerini azaltır. ABD sağlık çalışanlarını kapsayan araştırmada sıvı tüketiminin artmasıyla mesane kanseri riskinin azaldığı belirlenmiştir.








