Ne Yersen O’sun
Yağlı bir cips paketi, bir hamburger yoksa kütür kütür taze bir elma mısınız? Yediğimiz her şey ister yararlı ister zararlı olsun, bedenimiz tarafından yakıt olarak, onarım ve yapı malzemesi olarak kullanılır. Kurabiyelere uzanmak yerine meyveye daha çok uzanın. Seçiminizdeki bu fark sizi daha zinde, daha sağlıklı yapacaktır.
Tükettiğimiz besinlerin ve içtiklerimizin niteliği kendimizi nasıl hissettiğimizi önemli ölçüde etkiler. Bedenimizi, yediklerimizin içerdiği besinler oluşturur. Gerekli yakıtı ve hücrelerimizin yenilenmesi için gerekli yapı taşlarını bu besinler sağlar. Tükettiğimiz yiyecekler aynı zamanda duygusal sağlığımız için de önemlidir. Kötü beslenmeyle oluşmuş bir bedeni mi yoksa diri, sağlıklı yiyeceklerden oluşmuş bir bedeni mi tercih edersiniz?
Yediklerimizin büyük bir kısmı, beyaz undan yapılan ekmek, sodyum ve zararlı yağlarla dolu paketlenmiş gıdalar, mısır şurubu, gıda boyaları ve sentetik tatlandırıcılarla şişirilmiş meyve suyu konsantreleri gibi aşırı işlenmiş ve besin değeri tamamen yok edilmiş gıdalardır. Besin değeri azaltılmış yiyecekler tükettiğimizde bedenimizi de besinlerden mahrum eder ve kendimizi enerjik ve zinde hissedeceğimize şişmiş ve tıkanmış hissederiz. Bu tür beslenme seçimleri, bedenimizin kendini onarması ve tekrar yapılandırması için ihtiyacı olan malzemeden çalarak çürük bir temel inşa ettiğimiz anlamına gelir.
Bu yüzden yediğiniz yiyeceğin mümkün olduğunca doğal haline yakın yani organik tam ve çiğ olmasına özen gösterin. Sandviç yerine büyük bir yeşil salata yiyin. Abur cuburla açlığınızı bastıracağınıza bir portakal soyun. Besin değeri yüksek bir beslenmenin yararlarını çabucak farkedeceksiniz: Daha enerjik bir beden, pırıl pırıl bir cilt ve olumlu bir bakış açısı!









